0verclock İçin Pratik ßilgileR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

0verclock İçin Pratik ßilgileR

Mesaj  uFucK Bir Cuma Ekim 02, 2009 8:09 pm

Öncelikle overclock, herhangi bir donanımı olduğundan daha hızlı çalıştırmaktır. Ben elimden geldiğince sistem overclock'u nasıl yapılır onu anlatacağım.

Bunun için iki farklı yöntem mevcut. İlk yöntem BIOS yardımı ile overclock ikincisi de Windows içinden bir yazılım sayesinde overclock. Windows tabanlı overclock’lar çok iyi neticeler vermediği için BIOS’tan yapılan overclock’u anlatmaya çalışacağım size...

Öncelikle CPU nasıl çalışır onu anlayalım. CPU, sistem veriyolu hızını belli bir çarpan ile çarpar ve kendi iç frekansını belirler. Mesela yeni nesil Pentium4 işlemciler bir saat döngüsünde 4 ayrı veri paketi taşıyabilen 200Mhz hızında bir sistem veriyoluna ( Front Side BUS = FSB) sahiptir. Örneğin 3000 Mhz hızındaki bir işlemci olan Pentium4 3.0C, 15 çarpanına sahip olup 15x200=3000Mhz hızında çalışır.

Overclock yaparken bu iki değerden; yani çarpan ve FSB hızından birini yükseltmek gerekir. Intel işlemcilerde çarpan değeri değiştirilemezken ( Çarpan kilidi ), AMD’nin bazı işlemcilerinde çarpan da değiştirilebilmektedir.

Çarpan ile ilgili fazla opsiyonumuz olmadığından FSB hızını arttırıp overclock nasıl yapılır onu anlatayım. Öncelikle overclock yaparken aceleci olmamak en önemli şey. Acele davranırsanız hem istediğinizi sonuca ulaşamazsınız hem de işlemcinize zarar verme olasılığınız artar. Bu yüzden önce azar azar FSB değerini arttırmanız gerekir. 5-10 Mhz’lik adımlarla yavaş yavaş işlemcinizin sınırlarını öğrenebilir ve en güvenli hızı siz kendiniz bulabilirsiniz. Unutmayın ki bir işlemci “En fazla kaça overclock olur?” ya da “xxx işlemcim var, kaç yapayim?” gibi sorular çok manasızdır, çünkü her işlemci aynı wafer’dan çıksa bile farklı karakteristiklere sahiptir ve farklı bir potansiyeli vardır. Bu yüzden kimse size işlemcinizin belli bir hızda güvenle çalışacağını önceden söyleyemez.

Gelelim voltaj arttırımı ile donanımdaki potansiyeli arttırmaya. İşlemci, RAM ve Kuzey köprüsü voltaj değerlerini arttırarak daha yüksek bir FSB değeri elde etmek mümkündür, ancak bu konu çok hassastır ve dikkatli olunmazsa yanık bir sisteme sahip olursunuz. ASLA VOLTAJ DEĞERLERİNİ YÜZDE 10-12’DEN FAZLA ARTTIRMAYIN. Bu sayede güvenli sınırlar içinde kalırsınız. Bu değerleri aşarsanız CPU ve RAM’deki transistörlerin zarar görmesine sebep olabilirsiniz ve donanımınız kullanılmaz duruma gelebilir.

FSB hızını arttırdığınızda aslında tüm sistemin veriyolu hızını arttırdığınızdan RAM, PCI ve AGP veriyolu hızlarınız da değişecektir. Bunun olmasını şu yönden istemeyiz: PCI ve AGP kartlar, yüksek veriyolu hızını sevmediklerinden AGP ve PCI hızını sabitleyerek daha yüksek hızlara çıkmak mümkündür. Çoğu modern P4 ve AthlonXP anakartında bu özellik mevcuttur ve AGP hızını 66 Mhz’de ve PCI hızını 33 Mhz’de sabitleyebilirsiniz. Böylece işlemcinizi daha yüksek noktalara taşıyabilirsiniz.

RAM hızının değişmesi aslında iyi bir özelliktir. FSB hızını arttırdığınızda doğal olarak teorik hafıza bant genişliği gereksinimiz de artacağından daha yüksek hızda veri akışı sistem performansını olumlu yönde etkileyecektir. Ancak RAM’lerin de bir sınırı vardır ve bazen bu sınır CPU’nun çıkabileceği sınırdan daha aşağıda olduğundan, yine bir darboğaz oluşturabilir.

RAM’lerde iç frekans FSB hızına bağlıdır. DDR ve SDR SDRAM modülleri FSB hızında çalışır. RDRAM ise FSB’nin iki katı hızda çalışmaktadır. Dolayısıyla FSB hızındaki artış RAM’e direkt olarak yansır.

RAMlerin iç gecikme değerleri vardır. Bunlar CL, CAS, CAS to RAS gibi isimlerle tabir edilir. RAM değerleri 2-2-2-5’te iken en az iç sinyal gecikmesine sahiptir. 4-4-4-8 gibi bir değerde ise en yüksek iç sinyal gecikmesi olur. Yalnız bu gecikme değerleri dış frekans ile doğru orantılıdır. Yani iç gecikme ne kadar yüksek olursa, ulaşılabilecek olan dış frekans da o kadar yüksek olacaktır. Yani RAM'lerinizin iç sinyal gecikme değerlerini yükselterek daha yüksek FSB hızlarında stabil çalışmasını sağlayabilirsiniz. Böylece daha dengeli bir overclock yaparsınız.

Eğer buna rağmen daha hızlı bir sisteme sahip olmak isterseniz, o zaman hafıza bant genişliğinden feragat ederek, CPU hızını daha da arttırabilirsiniz. RAM/FSB hızını 2/3’e ayarlayarak örneğin 300Mhz FSB’de RAM’lerinizin 200Mhz’de çalışmasını sağlayabilir, ya da 4/5 oranında tutarak örneğin 250Mhz FSB’de 200Mhz’de çalışmasını sağlayabilirsiniz. Böylece RAM’lerinize fazla yükelenmeden CPU hızını arttırmak mümkün olur. Ancak bazı sistemler asenkron FSB-RAM hızını sevmeyebilir ve kilitlenmelere yol açabilir.

Eğer 40. haftadan önce üretilmiş bir Barton çekirdekli Athlon XP işlemciniz varsa, çarpan değişimi ile de overlclock yapabilirsiniz. Böylece FSB hızı sabit kalır ve siz de tasasız olarak CPU hızını daha üst seviyelere getirebilirsiniz. Ayrıca iki değeri birden değiştirerek daha iyi bir overlclock da mümkündür. Örneğin çarpan değerini düşürüp, FSB hızını artırarak CPU’nuzu aynı hızda çalıştırabilirsiniz. Böylece, artan FSB değeri ve hafıza bant genişliği ile daha hızlı bir PC’ye sahip olursunuz. Bu tamamen sizin elinizde olan birşey.

Umarım yardımım dokunmuştur...

Şanslı ve başarılı overclock'lar...


Edit:Anaxarxes Arkadaşımın Konusunu Buraya Taşıdım..

Bunlara Ek olarak devam edelim..




Overclock İçin Ne Gereklidir?...

1- O/c yapmaya uygun bir anakart. (Agp ve Pci veriyolları frekans oranlarını ayarlayabileceğiniz, yüksek fsb hızlarına
çıkabilen ve voltaj ayarı yapabildiğiniz kaliteli, stabil bir anakart.)
2- O/c yapmaya uygun bellekler. (Tercihen Corsair, Mushkin, Twinmos, OCZ, Geil ya da Kingston markalı
ürünler.)
3- O/c yapmaya uygun soğutma sistemi. (Tercihen bakır soğutucular, extreme o/c için faz değişimli kompresörlü
soğutma sistemleri veya dry ice soğutma sistemleri, sıvı soğutma sistemleri, yüksek devirli fanlar, kasa içi en az 2
fanla uygun havalandırma, sirkülasyon amacıyla round IDE kabloları, gerekirse bellek soğutucuları.)
4- O/c yapmaya uygun güç kaynağı. (Min. gerçek 300 watt. , kişisel tercihim min. gerçek 400 watt.)
5- Her şeyden önemlisi, bilgi.


Şimdi, önce işin teorik kısmına bakalım sonra birlikte bir adet o/c uygulaması yapacağız. Elinizdeki işlemci yüksek o/c toleranslarına sahip olmayabilir ya da tam tersi. Bu konuya ayrıca başka bir yazıda değinmek gerekir. Anlamanın yolları var. Ben genel anlamda o/c hakkında konuşmak istiyorum. Ancak küçük bir tüyo vemek gerekirse genelde yeni işlemci çekirdeklerinin ilk temsilcileri iyi o/c olurlar. Bu üretim yeri ve zamanına göre de değişir. Ama genelde büyük oranda şansınıza kalmış bir olay. Çünkü aynı banttan arka arkaya çıkan iki işlemcinin bile o/c potansiyelleri farklı olabilir.



İşlemci Hızı Nedir? Nasıl Belirlenir?...

İşlemci hızını işlemcinin saat çarpanının, fsb (front side bus) denilen veriyolu hızıyla çarpılması sonucu ortaya çıkan sayı belirler. BIOS ayarlarında fsb ayarı “Advanced Chipset Features” kısmında oluyor ancak “voltage/frequency” menusunde de olabilir. Mesela fsb’si 100 MHz olan bir celeron işlemcinin saat çarpanı 20 ise : 20x100=2000 MHz. İşlemci frekansıdır. Buradan da anlayacağınız gibi bizim, işlemcinin çalışma frekansını arttırmamız için yapmamız gereken, bu değerlerden en az birisini arttırmak. Mesela fsb’yi 110 yapalım. 110x20=2200 MHz alın size overclock. Bu kadar. Bitti. Hadi şimdi dağılın! Gönül isterdi ki işlemci çarpanını da değiştirelim, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim vs… Ancak yeni nesil işlemcilerin hemen hemen hepsinin çarpan kilitleri sabit geliyor artık. Yine de bulunabilir…

Athlon ve Duron’un bazı modelleri çarpan kilitsiz. Eski Duron ve Athlon işlemcilerde de çarpan kilidi vardı ama önbellekler arasına köprüler atılarak (genelde kurşun kalemle) bu kilidi kırmak mümkündü ancak şimdilerde öyle bir imkan da kalmadı. Peki neden çarpan kilidi kırmak tercih edilirdi? Çünkü eğer çarpan kilidini kırarsanız o/c için fsb arttırmanız gerekmeyebilir çoğu zaman ve fsb arttırdığınız zaman ortaya çıkacak sorunlar yaşamazsınız. (Ancak fsb artışı kadar performans ta alamazsınız. Ya da ikisini birden arttırarak çok yüksek değerler alabilirsiniz.) Bu sorunların ne olduğunu tek tek göreceğiz zaten yazımın da asıl amacı bu.

Elektronik devreler ve elemanları bir anlamda mekanik cihazlar gibi çalışırlar. Yani hepsinin belli bir iş kapasitesi vardır. Devre elamanları da yük taşırlar. Bu yükler bizim bildiğimiz anlamda fiziksel yük yerine, yerlerine iletilmesi gereken elektronlardan oluşur. Örneğin bir transistör, üzerine gelen enerjiyle elektron geçişini engeller ya da izin verir ve ortaya 1 ve 0 değerlerinden oluşan mantıki komut dizilimleri ortaya çıkar. Siz eğer böyle bir elemanı daha hızlı çalıştırmak isterseniz en basitinden voltajını arttırarak bunu sağlayabilirsiniz. Ancak bunun sonucunda elemanın ısısı artar, üzerindeki yük artacağı için de kullanım ömrü kısalır. Ve, örneğin transistör gibi devre elemanları yüksek ısıyı pek sevmezler ve de sağlıklı çalışmayabilirler. İleriki dönemlerde de kalıcı hasara meydan verebilirler. Voltaj ve sıcaklığın yanında çalışma frekansının da negatif etkileri vardır. Siz eğer herhangi bir elemanın saat frekansını arttırırsanız aynı birim zaman içerisinde daha fazla iş yapmaya zorlamış olursunuz ve bu da onun daha fazla güce ihtiyaç duyması ve çekmesi anlamına gelir. Yani güç tüketimi artar. İşte o yüzden kaliteli güç kaynaklarından bahsettik. Ancak iş yine de bununla kalmaz. Güç kaynağından daha fazla güç çekilmeye başlandığı gibi, anakart üzerinde bulunan ve işlemciye akım gönderen işlemci voltaj regulatörü de etkilenir. Çekilen akım arttıkça diğer elemanlara da daha fazla güç gider ve az önce bahsettiğimiz ısınma, stabil çalışmama, elamanların ömrünün kısalması gibi problemler ortaya çıkar.


Veri Yolları Frekans Sabitlemesi...


Nedir peki bu hadise, neden sabitlemeli, sabitlemezsek ne olur, neden artar, nasıl sabitleriz? Bakınız; sisteminizdeki AGP ve PCI veri yolları anakartınız ne olursa olsun, default olarak AGP 66 MHz ‘de PCI 33 MHz ’de çalışır. Ancak şöyle bir sorunu vardır ankartların, BIOS ya da benzeri yazılımlarında bu veriyollarına “sen 66, sen de 33 MHz çalışacaksın” denmez. Bu veriyolları mesela 100 MHz fsb olan bir sistemde default olarak 2/3 ve 1/3 fsb oranında çalışırlar. Bu ne demektir? Yani siz eğer fsb ’nizi 100 MHz yerine 150 MHz ’e çıkarırsanız: 2/3x150=100 MHz AGP frekansı, 1/3x150=50 MHz PCI frekansı elde edersiniz ki hiçbir AGP ve PCI kartı da bu hızda çalışmaz. Bu hızlarda sistem hiç açılmaz. Yakın ama daha düşük hızlarda sürekli mavi ekran çıkar ve kilitlenmelere sebep olur. Bu arada çoğunuzun bilmediğine inandığım bir durumdan bahsetmek gerekirse; IDE veriyolu da PCI veriyoluyla (Güney köprüsü) senkronize hızlarda çalışır ve eğer siz IDE yolunu çok yüksek hızlarda çalıştırırsanız dosya sisteminiz (FAT ya da NTFS) zarar görebilir hatta bütün dosyalarınız kalıcı biçimde silinebilir. İşte bu yüzden siz sadece fsb’yi arttırarak o/c yaptığınızda aslında AGP ve PCI veriyollarını da o/c yapmış olursunuz. Bu değerler daha doğrusu oranlar anakartın BIOS yazılımı sayesinde ayarlanır. Bir çok anakartta yongasetine bağlı olarak AGP oranı: 1/1, 2/3 ve 1/2 ayarları bulunuyor. PCI oranı olarak ta 1/2 , 1/3 ve 1/4 değerleri bulunabilir. Bazı anakartlarda bunlar sayısal frekans değerleri olarak sabitlenir. Bendeki öyle bir anakart mesela. Peki siz eğer fsb’yi 141 MHz gibi abuk bir değere çıkardığınızda ne olacak? O zaman da yine olması gereken AGP ve PCI frekanslarına en yakın değerde tutmaya çalışacaksınız. Denemeler sonucu stabilite sağlayabildiğiniz en yakın değerde bırakacaksınız. Forumlardan anladığım kadarıyla bir çoğunuzda yeni model kaliteli grafik kartları var. Bu kartların bir çoğu deneyimlerime dayanarak 78-80 MHz civarına kadar çalışabiliyor. Eski model ekran kartları için bu frekans değerini düşünmeyin bile. PCI kartlar içinse 40 MHz sınırına fazla yaklaşmamanızı tavsiye ederim. Max. 36-38 MHz üst sınır olacaktır. Ancak yine de sayısal sabitleme varsa AGP ve PCI frekanslarını 66/33 değerinde bırakın, daha hızlı çalışmalarının yaptığım denemelerde herhangi bir performans artışını görmedim.



Bellek Ayarları...

Fsb hızını arttırdığınızda senkronize olarak bellek frekansı’nı da arttırmış olursunuz. Günümüzde bir çok anakartta bellek frekansını sabitleyebiliyorsunuz. Yanlış bir anlaşılmaya mahal vermeden şunu açıklayalım: Diyelim 100 MHz’lik bir işlemciyi 133 MHz fsb olan bir anakarta taktınız 133MHz lik RAM kullandınız ve işlemciyi 120 MHz’e çıkardınız. Bu durumda 133 MHz frekansında çalışan belleklerin frekansı da 20 MHz artar. Yani işlemci frekansındaki artış MHz olarak belleklerin çalışma frekansına eklenir. Ancak siz işlemci frekansını 133 MHz’e çıkardığınızda bellek frekansları da 133 MHz’e yani normale döner. Bir çok no-name bellek bu kadarlık bir frekans artışında çalışmayacaktır. O yüzden bellek seçimi çok önemlidir. Ancak bir çok anakartta artık fsb ve memory oranını ayarlayabiliyorsunuz. Fsb’yi arttırdıkça bellek frekansı’nı sabit bir değerde tutmaya çalışın ve mümkün olduğunca düşük olsun. Burada esas amaç işlemciyi o/c etmek diğer bileşenleri sabit bırakmak. Ama biraz bellek o/c unun da kimseye zararı olmaz hani Yine de unutmayın yüksek fiyatlarından dolayı kaliteli belleklerin olmayışı o/c yaparken olayı engeleyen en önemli unsur genelde. Bir çoğunuzda da Kingston yukarısı bellek olmadığını varsayarak bellek frekansını mümkün olduğunca düşük hatta asıl frekansında manual olarak sabit tutmanızı tavsiye ediyorum. Bu durumda almanız gereken performansı almazsınız ancak daha güvenli bir sistem elde edersiniz. Seçim sizin. Bellek ayarları için BIOS’ta “Advanced Chipset Features” altında "RAM Timing" ayarı yer alıyor.

Bu zamanlama değerleri:

SDRAM Cycle Length: Varsayılan olarak 3 ns şeklinde geliyor. SDRAM Cycle Length, kabaca, bilgisayarınız bellekte bir arama emri verdikten sonra bu bilginin aranmasına kadar geçen gecikme süresine denir. Düşük olması daha iyidir. Kaliteli belleklerde bu süre 2 ns olduğundan, belleklerinizin üzerinde yazanlara göre, bu ayarı 2 ns yapmanız önerilir. Eğer stabilite sorunları yaşarsanız, tekrar 3 ns ayarına getirin.

System /Video BIOS Cacheable: Bu her iki seçenek de , Shadow RAM'de yansıtılan BIOS parçaların tampon bellekte işlenip işlenmeyeceğini bildirir.Çoğunlukla BIOS rutinlerine başvuran DOS yazılımı "Enabled" seçilmesi ile beraber kolay hız artışı sağlanmaktadır..

SDRAM RAS to CAS Delay: SDRAM aktif komutu ile oku/yaz komutu arasında geçen gecikmedir.

SDRAM RAS Precharge Time: Bu ayar, SDRAM'ın görevsiz kaldığı zamandan, komut gelene kadar geçen zamanı kontrol eder. Normalde 3 ns şeklinde kalmalıdır.

SDRAM Cycle Time: Bu ayar, SDRAM parametreleri olan Tras ve Trc yönetimi için kullanılır. Tras, SDRAM'ın aktif komutu ile hazır olma durumuna geçene kadar gereken minimum saat vuruş sayısı kontrol eder. Trc ise, SDRAM'ın aktif olması ile tekrar aktif olması için gereken minimum saat vuruşu sayısını belirler. Bu ayarları anakartınız kitapçığında tavsiye edilen şekilde kullanmanızı öneriyorum.

DRAM Clock: Kullandığınız belleğin çalışma hızını bu ayar ile belirleyebilirsiniz. Bu ayar ile, belleklerinizi, sistem çalışma hızıyla asenkron çalıştırabileceksiniz. Örneğin Celeron işlemci kullandığınızda, normalde sistem hızı 66 MHz'dir. Bu ayar normalde HostCLK modunda geldiğinden, bellekleriniz de 66 MHz'de çalışacaktır. Fakat bu ayarı, HostCLK+33MHz moduna getirirseniz, bellekleriniz 33 MHz daha hızlı yani 100 MHz de çalışmaya başlayacaktır. Aynı şekilde, 100 MHz sistem veriyolu hızı ile çalışan bir işlemci kullandığınızda, HostCLK+33MHz moduna geçtiğinizde bu sefer bellekleriniz 133 MHz'de çalışacak ve belleklerinizden maksimum performansı alacaksınız HostCLK-33MHz ayarını seçerek ise, belleklerinizi 66 MHz de çalıştırabilirsiniz. 133 MHz sistem veriyolu hızında çalışan bir işlemci kullandığınızda, bellek hızınızı artık daha fazla arttıramıyorsunuz ve seçenek olarak sadece HostCLK ve HostCLK-33MHz kalıyor.

Yukarıda bahsettiğimiz ayar, AWARD Medallion BIOS'a "System/SDRAM Frequency Ratio" şeklinde aktarılmış. Yeni anakartlarda genelde bu şekildedir. Burada ise, oran seçiyoruz. Örneğin, 100 MHz'lik bir işlemci kullandığımızda, bu ayarı 4/3 moduna getirirsek, 133 MHz de çalışmış olacağız. "Bellek çalışma hızı = FSB X Seçtiğiniz Oran" şeklinde bir formül çıkarmak mümkün. Yine modern anakart BIOS'larında, bu oran yerine "266, 333, 400, Auto, 500, ve 533" değerleri de olabilir. Bu ayarlar da aynı şekilde oransal ayarlardır.

Bu değerleri "By SPD" değerinde bırakın önce. Eğer FSB arttırımından dolayı bellekler yüksek frekanslarda çalışırsa, bırakın bellek zamanlamalarını anakartınız ayarlasın. Aynen işlemcide olduğu şekilde bellek modülleri de daha yüksek frekanslarda çalışınca daha fazla voltaja ihtiyaç duyabilir ve bu yapılmazsa stabilite bozulabilir. İyi bellekler için bellek zamanlamaları 2-2-2-5 gibi değerlere ayarlanabilir. Stabilite sağlanması açısından bellek voltajı da küçük basamaklar halinde arttırılır. Unutmayın, her zaman küçük adımlarla ve stabilite sağlandığı yerde durmak kaydıyla…


Voltaj Ayarlamaları...

O/c edilen işlemciler neden voltaj arttırımına ihtiyaç duyarlar peki… Bakınız, aslında belki de önce “İşlemciler nasıl çalışır?” diye bir yazı yazmak gerekirdi ama kısaca değineyim. İşlemci daha önce de söylediğimiz gibi 1 ve 0 ları işleyen bir yapıdır. 1 ve 0 değerlerini oluşturmak için mantıksal alt ve mantıksal üst değer adı verilen voltaj değerleri vardır. Her işlemci tipi, değişik Vcore değerleriyle çalışır. Bu değer işlemcinin mantıksal yüksek değerini de etkiler. Örneğin Intel’in P4 data sheet’ine baktığımızda 1.500 voltla çalışan P4 2.0 GHz için alt değer 1.340 v. ve mantıksal üst değer 1.415 v. olduğunu görüyoruz. Yani işlemci 1.415 v. gördüğünde “1”, 1.340 v. altı gördüğünde de “0” olarak değerlendirir. Siz sistemi o/c yaptığınızda daha fazla güç çekildiği için eğer “1” ve aynı zamanda “üst değer” olarak gitmesi gereken voltaj “alt değer”in altında giderse işlemci bunu “0” olarak değerlendirir. O zaman da ortaya inanılmaz işlemci hataları çıkar. Çünkü işlemci sonuç değerlerini yanlış hesaplamaktadır. Bu gibi durumlarda bilgisayar genellikle işletim sistemini açamaz. Mesela o/c yaptınız, soğutmanız yeterli, veri yolları frekansları normal değerlerde, bellekler kendi limitlerinde çalışıyor ancak sistem stabil değil. İşte bu durumda muhtemelen işlemci voltajını arttırmanız gerekir. İşlemci voltajı step by step arttırabileceğiniz en küçük değerlerde arttırılır. Yani örneğin işlemci 1.425 voltta çalışıyorsa önce 1.525 v. yapılır, sistem stabilitesine bakılır yetmezse (ki genelde yeter) 1.625 v. yapılır. Eğer voltaj arttırımı gerekmezse kesinlikle yapmayın. Fazla voltaj fazla ısı ve daha fazla dert demektir. Günümüz anakartların çoğunda 0.1 lik artış uygun görülmüş. Ayrıca Abit, MSI ya da Asus gibi kaliteli anakart markalarının bir çok modelinde AGP hatta bellek voltaj ayarı bile koymuşlar. Anlattıklarım bellekler için de geçerli. Eğer bellek frekanslarını çok arttırırsanız bellek voltajını da yükseltmeniz gerekebilir. Sakın birden fazla basamak değerlerinde voltaj arttırımı yapmayın! Stabiliteyi yakaladığınız anda durun. Tabii ki unutmayın, daha fazla voltaj daha fazla ısı demektir her zaman. Buna ilaveten yüksek voltaj, donanımlarınızda kalıcı hasara yol açabilir. Belleklerinizi 2.7v ve üzerinde çalıştırıyorsanız, aktif ya da pasif bellek soğutucusu kullanmanızı tavsiye ederim....
avatar
uFucK
Deneyimli
Deneyimli

Mesaj Sayısı : 26
Kayıt tarihi : 01/10/09
Yaş : 24
Nerden : 11/A/A

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz